HAMZA

Ocak 24, 2007 at 3:36 pm (Cemal Süreya)

Büyük bir ihtimalle ölmüştük
Şehir kan kıyametti ayaklarımızda
Gökyüzünü katlayıp bir köşeye koymuştuk
Yıldızlar kaldırımlara dökülmüştü bütün
Hamza bütün parmaklarını ortaya dökmüştü
Yirmi yıldır cebinde biriktirdiği parmaklarını
Hamza son şarkıyı kırka bölmüştü
Doğrusu iyi idare etmiştik
Doğrusu iyi haltetmiştik
Yaşayanlar unutmuştu bizi
Biz öldüğümüzle kalmıştık.

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

SAYIM

Ocak 24, 2007 at 3:35 pm (Cemal Süreya)

Ayışığında oturuyorduk
Bileğinden öptüm seni

Sonra ayakta öptüm
Dudağından seni

Kapı aralığında öptüm
Soluğundan seni

Bahçede çocuklar vardı
Çocuğundan öptüm seni

Evime götürdüm yatağımda
Kasığından öptüm seni

Başka evlerde karşılaştık
İliğinden öptüm seni

En sonunda caddelere çıkardım
Kaynağından öptüm seni

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

KANTO !

Ocak 24, 2007 at 3:35 pm (Cemal Süreya)

Ben nerde bir çift göz gördümse
Tuttum onu güzelce sana tamamladım
Sen binlerce yaşayasın diye yaptım bunu
Bir bunun için yaptım
-Garson bira getir
Garsonun adı Barba

Ben nereye gittimse bütün zulumlardı
Bütün açlıklardı kavgalardı gördüğüm
Kötülüklerin büsbütün egemen olduğu
Namussuz bir çağ bu biliyorsun
-Garson rakı getir
Garsonun adı Hakkı

Sen belki de bir resimsin ne haber
Kırmızı bir Beykoz’un yanında duruyorsun
Yapın bir de ağaç yapmış yanına
Dallarına konsun diye kelimelerin
-Garson şarap getir
Garsonun hali harap

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

PİRİ REİS

Ocak 24, 2007 at 3:34 pm (Cemal Süreya)

Piri Reis geri çekmiştir haritasını
Azmayı çoktan unutmuştur hayvanlar;
Başlamıştır Sultanahmet sürüncemesi,
Kızlar yatakta yan yatmaya başlar.

Ben atımı böyle dört sürüyorum ya,
Yetişmek için mi, bilmem, kaçmak için mi?
Ya sen? Neden sende tehlike anlarına
Bunca hazırlıksız olma özeni?

Bir şey var, ancak makilerin orda söyleyebilirim,
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

BİR MİNELİ

Ocak 24, 2007 at 3:34 pm (Cemal Süreya)

Bir mineli altın saat,
Bir altın köstek ve madalyon
Bir roza maşallah,
On iki miskal inci.

Madalyonunu ve boncuğunu
İttim içeri,
Gozlerimizin dibi karıştı
Dağ yollarının uzak dumanı gibi.

Ve konsolun üstünde noksan bir gümüş kutu
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

TURGUT UYAR

Ocak 24, 2007 at 3:33 pm (Cemal Süreya)

Ak odada oturur
Kapısı penceresinden çok

Gözlerinde yıldızlar
Serin yerde durur

Bir elinde kadeh
Öbürünü yarasına bastırır

İnşaattan ses gelir
Bir şeyi okşar gibidir

Uzanıp durmuş mahcup
Işığagöçerin şarkısı

Dönülmez dizeler içinde
Onunkiler gülaçılır

Öldüğü gün
Hepimizi işten attılar.

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

PARK

Ocak 24, 2007 at 3:33 pm (Cemal Süreya)

Öyle sevdim ki seni
Öylesine sensin ki!
Kuşlar gibi cıvıldar
Tattırdığın acılar.

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

AFRİKA

Ocak 24, 2007 at 3:32 pm (Cemal Süreya)

Afrika dediğin bir garip kıta
El bilir alem bilir
Ki şekli bozulmasın diye Akdeniz’in
Hala eskisi gibi çizilir
Haritalarda

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

TERCAN

Ocak 24, 2007 at 3:32 pm (Cemal Süreya)

Mamahatun Türbesi iki katlı
Alt katta yılan parlar

Bir at kişner sümbüli
Kamyonları ala boyar

Rüzgar
Az ötedeki
Eski kervansarayı
Eleştirir durur

İhtiyar adamla çocuk
Ordadırlar

Hiç konuşmazlar

Çömelmiştir ihtiyar
Bir olanak gibi
Sıkmıştır avucunu

Çocuğunsa
- Göz göze gelebilirseniz -
İpi kopmuş bir uçurtma
Hızla uzaklaşır bakışlarından.

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

PİYALE

Ocak 24, 2007 at 3:31 pm (Cemal Süreya)

Sıra hep son kadehe geliyordu
Dudakların başkalarının masasında lâle
Ben boynumdaki ipe bir düğüm daha atıyordum
Peşinden başka gidecek yer yoktu
Seni artık hiç sevmediğim halde

Senin o eskisi olmamana imkân yoktu
Ama inadından yapıyordun bunu Cemile
İnattandı hep o içip içip gitmeler
Bense boşalttığın kadehleri satın alıyordum
Enayilik ettiğimi bile bile

Hele o çıkışın yok mu kapıdan
O Allahın belâsı herifle
Başkasının olmayı bir türlü beceremiyordun
Millet arkandan gülüyordu
Düştüğün hale…

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Next page »