BİR BAYRAM YEMEĞİNDE

Ocak 18, 2007 at 5:53 pm (Cahit Sıtkı Tarancı)

Korkarım felekte bir gün
Bir bayram yemeğinde.
Anam, babam gibi kardeşlerimde,
En güzel dalgınlığında ömrün.
Beni gurbette sanıp
Keşke gelseydi bu bayram
Diyecekler.
Ve birdenbire yürekler,
Aynı acıyla yanıp
Hepsinin gözleri yaşaracak.
Öldüğümü hatırlayarak.

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

SAYIKLAYAN AĞAÇ

Ocak 18, 2007 at 5:53 pm (Cahit Sıtkı Tarancı)

Güzü duymıyagörsün ağaç,
Artık her günü bir işkence;
Bir hayale dalar her gece,
Başında gök ürperen bir taç.

Göz kırparken ona yıldızlar,
Baharında sanıp kendini
Çağırır eski bülbüllerini
Ağaç pırıl pırıl sayıklar.

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

SANATKARIN ÖLÜMÜ

Ocak 18, 2007 at 5:52 pm (Cahit Sıtkı Tarancı)

Gitti gelmez bahar yeli;
Şarkılar yarıda kaldı.
Bütün bahçeler kilitli;
Anahtar Tanrıda kaldı.

Geldi çattı en son ölmek.
Ne bir yemiş, ne bir çiçek;
Yanıyor güneşte petek;
Bütün bal arıda kaldı.

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

DALGIN ÖLÜ

Ocak 18, 2007 at 5:50 pm (Cahit Sıtkı Tarancı)

Dün güzel bir kadın geçti
Kabrimin yakınından
Doya doya seyrettim
Gün hazinesi bacaklarını
Gecemi altüst eden
Söylesem inanmazsınız
Kalkıp verecek oldum
Düşürünce mendilini
Öldüğümü unutmuşum

Kalıcı Bağlantı 1 Yorum

PAYDOS

Ocak 18, 2007 at 5:49 pm (Cahit Sıtkı Tarancı)

Paydos bundan böyle çılgınlıklara!
Sert konuşmaya başladı aynalar,
Yetişir koştum aşkın peşi sıra;
Bitirdi beni bu içki, bu kumar.

Ne saklayayım gaflet ettiğimi,
Elimle batırmışım gençliğimi;
Binip gideceğim en güzel gemi!
Aldığını geri vermez dalgalar.

Meyhaneler, sabahçı kahveleri,
Cümle eş dost, şair, ressam serseri,
Artık cümbüşte yoksam geceleri
Sanmayın tarafımdan hıyanet var.

Yaş ilerliyor… Artık geçti bizden;
Kişi ev bark edinmeli vakitken.
Gün gelince biz değil miyiz ölen?
Cenazemiz yerde kalmasın dostlar!

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

HEPİMİZE DAİR

Ocak 18, 2007 at 5:48 pm (Cahit Sıtkı Tarancı)

Yalnız kendi başın mı dertli sanırsın,
Gölgesi yeryüzünde avare insan?
Taş da istemezdi yosun tuttuğunu;
Solmakta her çiçek kokusu uçunca.
Tasadır ağaca rüzgârda yaprağı;
Her kuş yanar az çok ölen yavrusuna;
Sivrisinek de halinden memnun değil;
Vızıltısı şikâyet makamındadır.

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

SABAH DUASI

Ocak 18, 2007 at 5:47 pm (Cahit Sıtkı Tarancı)

Sen doğmana bak güzel gün
Gözümü alan aydınlık
Dağlar seninle heybetli
Ovalar seninle sonsuz.

Şükür sayabildiğime
Şehrimin bacalarını
Duası anacığımın
Her bacada duman gerek.

Bir neşedir ağaçlarda
Yaprak yaprak ışıldayan
Uçan kuşa güle güle
Gönlüm kanatlarındadır.

Artık ayırd ediyorum
Fabrikayı mezardan
Meydan şimdi meydan oldu
Yollar şimdi yola benzer.

Kulak ver ne musikidir
Her doğan günle beraber
Şehirden gelen uğultu
Dinlemeye doyamadığım.

Dilerim ulu Tanrı’dan
Bu mübarek sabah vakti
Okula giden çocuğa
Zihin açıklığı versin.

İşçisine memuruna
Cümlesine cesaret sabır
Açılan pencerelere
Kalkan kepeneklere selam.
Sen doğmana bak güzel gün

Gözümü alan aydınlık
Trenler seninle gider
Vapurlar seninle gelir
Senden her beklediğimiz.

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

İKİ SES

Ocak 18, 2007 at 5:45 pm (Cahit Sıtkı Tarancı)

Dışarıdan herkes:- Görmemiş ol, savaş!
İçimden bir ses:-Konuş! Konuş! Konuş!

Dışarıdan herkes:-Böyle uslu, yavaş…
İçimden bir ses:-SAVAŞ! SAVAŞ! SAVAŞ!

Dışarıdan herkes:-Tıkırında işin…
İçimden bir ses:-Düşün! Düşün! Düşün!

Dışarıdan herkes:-Bugüne uy,barın…
İçimden bir ses:-Yarın! Yarın! Yarın!

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

GARİP KİŞİ

Ocak 18, 2007 at 5:44 pm (Cahit Sıtkı Tarancı)

Bir akşam ilk olarak ağladım,
Bekar odamın penceresinde.
Hani ev bark? Hani çoluk çocuk?
Ne geçti elime bu hayatın
Meyhanesinde, kerhanesinde?
Yatağım her gece böyle soğuk.
Saadet bu ömrün neresinde?

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

GECE BİR NETİCEDİR

Ocak 18, 2007 at 5:43 pm (Cahit Sıtkı Tarancı)

Renkler çekildi işte simsiyah bir saraya
Birbirine müsavi artık her şey: Gecedir.

Geldi minarelerle kuyular bir hizaya;
Ya her şey dev gibidir, yahut her şey cücedir,.

Bir sular hücumudur ansızın hafızaya
Bu, başlayan, belki de biten bir işkencedir.

Kafalar ayna gibi şimdi bir muammaya
Bu, içinden çıkılmaz bir müthiş bilmecedir.

Korku bir kokudur ki karışmış bu havaya,
Ve sükut bir çığ gibi büyüyen düşüncedir.

Şimdi her kımıldanış usulca, sessizcedir.
Bir torba tutmuş gibi boşlukta bir el güya

Gülen, ağlayan başlar düştü aynı torbaya,
Gece bir sebep değil belki bir neticedir.

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

« Previous page · Next page »

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.