BALBAL

Ocak 13, 2007 at 10:49 pm (Behçet Necatigil)

Kaç yaş yaşadı umutlar
Uçup gittiğinde
Girdiğim yas törenleri
Sahiden girdim mi?

Yüzdeye vurunca
Kaçta kaç sevinç
Acılar içinde
Sahiden sevdim mi?

Görür gözüm görmezden
Bilir usum bilmez gibi
Aldanıp al kumaşları
Sahiden giydim mi?

Mızrak batımı kar
Mutsuzluk ovalarında
Aradım, savaştım
Sahiden buldum mu?

Yere dikili gözler
Baktım bir yerde yukarı
Yukarda – -
Sahiden gördüm mü?

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

EŞYA GÜCÜ

Ocak 13, 2007 at 10:48 pm (Behçet Necatigil)

Güçsüzüm eşyalara
Kırılsa, bir şey olsa
Nerde yapacak adam
Git gel yalvar!

Kırılsam insanlara
Çaresi var
Çekil yalnızlığa
Güçtür aynalar.

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

BEYLER

Ocak 13, 2007 at 10:48 pm (Behçet Necatigil)

Sökülende bir çadır
Yaklaşırken çıngırak
Deve boyunlarında
Kulak çınlamaları.

Önünde, uzakta alıştığın sofra
Alırken ondan ondan
Çıt eder, çatlar fanus
Kulak çınlamasından.

Ne telaş, ne de ezgi
Çevrenizde güzeller
Yahu, beyler!

Kesilir uğultu
Silinir arazi
Gider tapu, beyler!

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

HANGİ HAN

Ocak 13, 2007 at 10:47 pm (Behçet Necatigil)

O zaman ki o hangi hanları ararsam
Buldum desem de bulamam ki.
Bir saksı kocaman ve devetabanları
İçerden gelen ses dışardan duyamam ki.

Duydum desem de bir aldanış bir sanrı
Derinden uğultular kalabalık olmalı
Hem kim geliyor seslerden anlamam ki
Artan ayazda açılsa bile kapı
Doluysa içerisi bir de ben kalamam ki.

Hem beni o telaşta alırlar mı içeri
Gene düşmek yollara yalnız neyle gitmeli
Çürük çarık pek de çabuk eskidi
Bulamam yenisini bulsam da alamam ki.

Şu fena gecede sarpa sarmış bir yol
Dinlenmek belki biraz sundurmada
Yalnız bilmek isterdim bu geldiğim hangisi
Daha önce kaldığım hanlardan hangi han ki?

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

HARMAN

Ocak 13, 2007 at 10:46 pm (Behçet Necatigil)

Üstünüzde gözleri
Camlar ardından yaşlı
Bakar
Tanır gibi sizleri.

Ya da beklerler, siz
Tanıyasınız onları,
Durursunuz, hayır!
Küskün uzaklaşırlar.

Gördüğü birini yaşlı
Ne çok kimseye benzetir,
Yüzler, ayırmak zordur
Her yabancı bulanık bir anı.

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

BELLEK

Ocak 13, 2007 at 10:46 pm (Behçet Necatigil)

Yaşlılık, bıkıldı
Zaman geçer: Bir kitap
Çevir sayfalarını.

Yok bu çölde
Bittikçe baştan
Çevir sayfalarını.

Açtıkça yaprakları
Değişen bir çiçek dürbünü – -
Çoğu yararını gördü.

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

KAÇAKLAR

Ocak 13, 2007 at 10:45 pm (Behçet Necatigil)

Bölün bölün kaç parça, evleri düşün
Dayanılmaz özlem uzaklara.
Önlenmez korku: Ölüleri düşün!
Sonra bu kafayla yürüttüğün işin!

Saçlarda akları nasıl saklamalı
Sığınmaya yağmurla saçak
Koy üst üste tabakları
Kolay gider, tek tek taşıma!

Ben şimdi yakındaki arsada
(Siz de gelin, üç beş adım)
Yaşıtım çocuklarla
Bilye oynuyorum.

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

TEMMUZ TİKLERİ

Ocak 13, 2007 at 10:44 pm (Behçet Necatigil)

Yanda, altta, üsttekiler
Yirmi yedi daire apartman
Yatmış sanki ölüm uykusuna
Donmuş zaman.

Çıt yok
Eriyen camlardan
Kavrulmuş perdelerde
En ufak bir kıpırtı.

Ne sokaktan geçen taşıt,
Su saatlerinde tıkırtı – -
Ne kapı önündeki ağaçta
Kuş sesleri.

Onca çocuk hiçbiri – -
İnsan loş bir odada çok eski
Bir uykuya yatsa da
Gergin saat, uyunmaz.

Bıkkın kapandığım hücrede
Gönlünce ölümleri düşle:
Bir uçurum, otobüs..
Yalnız sen kurtulmasan!

Tenha sokak, yürüyorsun
Dursa kalbin ve zaman
Bir kadın tam o anda
Tüller arasından baksa.

Serseri bir kurşun
O kadar geniş bulvarda
Gelse seni bulsa ve yanında
Kimse olmasa.

Çıkmaz sokak, bir küçük kız
Daldığı tatlı oyunda
Yerde seni görse ve bunu da
Oyun sansa, hiç korkmasa.

Yirmi yedi daire apartman
Yatmış sanki ölüm uykusuna
Çıt yok
Bekler gibi pusuda.

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

KAPI

Ocak 13, 2007 at 10:42 pm (Behçet Necatigil)

Çalınır
Kim ne getirir
Vazgeçemediklerin
Anahtarları vardır.

Sezilir
Kim ne zaman gelir
Yatağında uyuyan bir kedi
Söyler içindeki türküyü

İnsan bazan o kadar yalnızdır.

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

ESKİLEMEK

Ocak 13, 2007 at 10:41 pm (Behçet Necatigil)

Dükkan duvarlarında
Saatler
Geçerken
Bakınca.

Kayıp çağ – - uyulurdu
Yıldızlara, aya.
Belliydi bahar başlar
Hangi fırtınalarda.

Kuşlar göçmen, bulutlar gri
Eriyen güz.
Hangi lodos kış
Kamçılar denizi.

Nasıl gelirdi ülker
Aşk atımı günleri
Cemreler kalbe düşer
Bilinirdi.

Türedi kağıtlarda fal
Duvarlar saatsiz
Leylek, kırlangıç
Yok kuş kemikleri.

Kalıcı Bağlantı 1 Yorum

Next page »